Bir Mahvoluş Hikayesi

Biraz ayrılık,

Biraz Türkçe Pop,

ve biraz rakı.

Nalaan, koş!

Bugün sevgili İremciğimin davetiyle kendimi Gümüşlük'ün serin sularında buldum. Dalgakıranın içinde lokum tatilciler suyun üzerinde oturarak sohbet ediyorlardı. Buranın adını "Su Lokali" koydum. "Nalaaan, koş! Lokal'deyiz!!"

Yol üstü CUNDA

Yazın arabayla yolculuk yapmayı sevmemin en güzel sebebi, yol kenarındaki tezgahlardan tazecik meyve almaktır. Bu sefer de bir torba incir aldık ve İrem, Serkan ben "oh oh, mis mis" diye diye yedik bitirdik. Cunda'ya vardığımızda Pet-Friendly butik otelimiz Nisi'ye yerleştik ve başladık eski sokakları gezmeye. Sıcak vurunca kendimizi meşhur Taş Kahve'nin karşısındaki Ayna'nın serin atmosferine bıraktık. Ayna bir "güzel yemek - güzel tabaklar - güzel insanlar" bütünü. Burada tatlı yemeden çıkarsanız Karadeniz Pastanesi'nin sakızlı muhallebisi sizi az ilerde yakalayıp kendini zorla yedirtiyor. Akşamüstü güzel bir kokteyl içmek isterseniz de Orman Bar'a gidin derim. Hem çalışanlar hem ortam çok tatlı. Üstüne bir de kokteyle sokak müziği eşlik edince tadından yenmiyor bu Cunda!!

Düğün Davetiyesi

Evet Yaz gelsin diye beklerken; denize, güneşe, tuza özlem duyuyorum ama denizden çıktığımda açtığım soğuk biranın yanına bizim Bayram Abi'den aldığım tazecik midyeleri yediğim an hayat duruyor sanki. Kafamda hep onları evli hayal ederdim, bu sefer bu nikahı kıymaya karar verdim. Düğün davetiyeleri de benden! 

Dünya üzerindeki en uyumlu çifte mutluluklar diliyorum. 

Kıvrık Yolculuk

Datça'ya gitmek işte tam olarak bu! Kıvrıla kıvrıla "akşama deniz kenarı rakı var" diye dayandım.

Gabaklar, Ah! Gabaklar.

Kurtarılmış cennet parçası: Gabaklar - Kızılbük. Çok fazla detaya inme herkes öğrenmesin dediler:)